Kuzeyin Venedik’i: Brugge - Ötüken Haber
DOLAR 41,0336 0,26%
EURO 48,0011 0,27%
ALTIN 4.552,310,97
BITCOIN 4455962-3,96%
Ankara
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Kuzeyin Venedik’i: Brugge

Kuzeyin Venedik’i: Brugge

ABONE OL
Ağustos 29, 2025 04:16
Kuzeyin Venedik’i: Brugge
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Serkan RAŞA

Brugge, Belçika’nın Flaman Bölgesi’nde, yaklaşık 120 bin kişinin yaşadığı sıcak ve samimi bir şehir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer al­ması hiç şaşırtıcı değil, çünkü ta­rihi doku o kadar iyi korunmuş ki, kendinizi bir film setinde gibi hissediyorsunuz. Şehrin ismi es­ki bir kelime olan “bryggja”dan, yani iskeleden geliyor.

Ortaçağ’da önemli bir ticaret merkezi olan Brugge, zamanla kanallarının sığlaşmasıyla unu­tulmuş ve bu sayede otantik do­kusunu kaybetmeden günümü­ze kadar gelebilmiş. 20. yüzyılda yeniden keşfedilen bu “uyuyan güzel”, şimdilerde dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlıyor.

Halk, Flamanca konuşuyor an­cak turistlerle iletişim konusun­da oldukça rahatlar. İngilizce bi­len sayısı fazla. Şehrin huzurlu atmosferi, halkın sakin ve kibar tavrıyla birleşince, kendinizi evi­nizde gibi hissediyorsunuz. Ufak bir uyarı: Her yerde bisikletlile­re rastlayacaksınız, yürürken bi­siklet yolunda olmadığınıza dik­kat edin!

Brugge’ü anlatmak için “açık hava müzesi” tabirini kullanmak sanırım yanlış olmaz. Her sokak başka bir güzellik saklıyor. Brug­ge’a gittiğinizde mutlaka görme­niz ve gezmeniz gereken yerler:

● Markt Meydanı: Şehrin kalbinin attığı ana meydan. Et­rafı rengarenk ortaçağ binalarıy­la çevrili. Buradaki kafelerde bir kahve içip meydanı seyretmek bile başlı başına bir keyif.

● Belfort Çan Kulesi: Mey­danın sembolü olan bu 83 metre­lik kuleye 366 basamak çıkmak biraz yorucu olsa da, şehrin muh­teşem manzarası için buna değer. Kuledeki çanların çalması hava­ya ayrı bir büyü katıyor.

● Begijnhof (Beguinage): 13. yüzyıldan kalma, beyaz evli ve huzur dolu bu avluya adımınızı attığınız anda şehrin tüm gürül­tüsü geride kalıyor. Bahar ayla­rında nergislerle bezenmiş haliy­le tam bir görsel şölen.

● Minnewater (Aşk Gölü): Kuğuların süzüldüğü, romantiz­min dorukta olduğu bu göl, yürü­yüş yapmak ve fotoğraf çekmek için mükemmel bir yer. Özellikle gün batımında büyüleyici.

● Kanallar: Brugge denin­ce olmazsa olmaz. Şehri tekney­le gezmek, köprülerin altından geçerken tarihi mimariyi farklı bir açıdan görmenizi sağlayacak. Yaklaşık yarım saat süren bu tur, kesinlikle atlanmamalı.

Müzeler: Sanat, tarih ve lezzet

● Groeninge Müzesi: Sanat­severler için bir cennet. Jan van Eyck gibi Flaman ustaların eser­lerini görebilirsiniz.

● Choco-Story: Çikolatanın tarihine keyifli bir yolculuk. Üs­telik sonunda tadım yapma şan­sınız da var!

● Frietmuseum: Dünyanın ilk ve tek patates kızartması mü­zesi! Eğlenceli ve bir o kadar da ilginç. Hemen yanındaki çikolata müzesine de aynı biletle girebili­yorsunuz.

Aktiviteler:

● Tekne turu: Kanallar şeh­rin en güzel aktivitesi. Suyun üs­tünden Brugge’ü seyretmek paha biçilemez.

● At arabası turu: Taş sokak­larda at arabasıyla yapacağınız tur, romantizm arayan çiftler için unutulmaz bir deneyim.

● Bisiklet turları: Şehir mer­kezinden biraz uzaklaşıp kırsa­lın ve Damme kasabasının keyfi­ni çıkarabilirsiniz.

Lezzet molasi: Patates, midye, bira, çikolata,waffle

Brugge’e gelip de bu dörtlüyü tatmadan dönmek olmaz.

1- Patates kızartması (Friet): Bildiğiniz gibi de­ğil! Kalın, dışı çıtır, içi yu­muşak ve iki kez kızartılmış. Ya­nında onlarca sos çeşidi var ama geleneksel olanı mayonez. Sokak tezgahlarından alıp kanal kena­rında yiyebilirsiniz.

2- Midye (Moules): Ge­nellikle Moules-frites (midye ve patates kızart­ması) olarak, devasa bir kazan­da, beyaz şaraplı sosla gelir. Boş kabuğu, diğer midyeyi çıkarmak için çatal niyetine kullanıyorsu­nuz.

3- Bira: Brugse Zot ve Straf­fe Hendrik şehrin yerel markaları. De Halve Maan bira fabrikasını gezip, bahçesinde biranızı yudumlayabilirsiniz.

4- Çikolata & Waffle: So­kaklar çikolata dükkan­larıyla dolu. Dumon gi­bi butik dükkanlardan el yapımı pralinler alabilirsiniz. Üzerine çikolata, meyve ve krema kon­muş taze waffle’lar ise tatlı kriz­lerinizin ilacı.

Nerede yemeli?

Markt Meydanı çevresindeki turistik restoranlar yerine, biraz arka sokaklara (‘t Zand, Sint-A­mandsstraat) yönelin. “Brasse­rie” veya “Eethuis” (yemek evi) yazan, yerel yemekler yapan me­kanları tercih edin.

Brugge sadece bir şehir değil, bir duygu. Bir külah patates kı­zartması elinizde, kanal kenarın­da oturup Brugse Zot biranızı yu­dumlarken, hayatın basit ve güzel anlarının kıymetini bir kez daha anlıyorsunuz. Tarihin içinde yü­rürken, bir yandan da damak zev­kinize hitap eden bu şehir, anı bi­riktirmek için birebir. Eğer yolu­nuz Avrupa’ya düşerse, listenize bu masalsı kenti mutlaka ekleyin. Çünkü Brugge, ruhunuza doku­nacak ve sizden bir parçayı alıp, yerine unutulmaz anılar bıraka­cak bir yer.

source

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r